Kral kobra iri ve güçlü bir yılandır, ortalama olarak 3.6 ile 4 m
arası uzunluğa ve yaklaşık 6 kg ağırlığa ulaşırlar. Erkek kobralar
dişilerine göre daha büyük ve daha kalındır. Güney Tayland'ın
Nakhon Sritamart Dağlarında fotoğraflanmış kobra 5.6 m ile vahşi
yaşamda bu alandaki rekorun sahibidir. Daha büyük bir kobra Londra
hayvanat bahçesindeydi, II.Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine uyutulan bu yılanın boyu 5.7 m olarak ölçüldü.[6]Yine de türün tehdit altında olması sebebiyle kral kobraların bu uzunluklara ulaşması çok güçtür.[7]
Derisi zeytin yeşili, güneş yanığı veya siyahtır, soluk yeşil renkli
şeritler vücut boyunca uzanır. Karnın alt kısmı krem veya soluk sarı
renktedir ve pulları düzgündür. Endonezya'da bulunan türler daha siyah veya koyu kahverengidir ayrıca daha incedir.[8]. Çin'de bulunanlar çoğunlukla şeritlidir ve vücutları daha hantaldır.[8]
Yetişkin yılanın başı oldukça büyük ve ağır görünebilir buna rağmen
bütün diğer yılanlar gibi onlar çenelerini genişleterek avlarını
yutabilirler. Kral kobra proteroglyph
bir diş yapsına sahiptir, ağzın ön tarafında zehir kanallarının
bulunduğu iki küçük zehir dişi vardır. Türün yaşam süresi yaklaşık
olarak yirmi yıldır ve her sene yaklaşık otuz santimetre kadar
büyüyebilir
Avlanma biçimi
Diğer yılanlarda olduğu gibi kral kobraların da havadaki kimyasal bilgiyi (koku) alan ve onu ağzın üst bölümünde bulunan Jacobson organına ileten çatallı dilleri vardır.[9]
Yılan potansiyel bir yemeğin kokusunu hissettiğinde, avının yönünü
belirleyebilmek için dilini hızlıca hareket ettirmeye devam eder. Yılan
ayrıca keskin görme yeteneğine (kral kobralar neredeyse 100 m
uzaklıktaki hareket eden bir avın yerini algılayabilir), titreşimi
algılamadaki zekasına [10] ve hassasiyetine güvenir.[11] Zehirin enjekte edilmesinden sonra kral kobra avını yutmaya başlar, bu durumda zehirin etkisiyle avın sindirimi de başlamıştır.[9]
Kral kobralarda sabit çene kemikleri yoktur. Bunun yerine çene
kemikleri aşırı dercede esnek bağlar ile birbirlerine bağlıdır, böylece
alt çene kemiklerinin birbirinden bağımsız bir şekilde hareket
edebilmesine olanak sağlanır.[9]
Bütün yılanlarda olduğu gibi kral kobralarda avını bütün olarak yutar.
Çenesinin genişlemesi sayesinde kobra kafasından daha büyük avları
kolayca yutabilir
Diyet
Kral kobranın diyetinin büyük çoğunluğunu diğer yılanlar oluşturur. Diyet, piton gibi zehirli olmayan yılanları ve kraitler ve Hint kobralarının da dahil olduğu zehirli yılanları kapsar. Yiyeceğin seyrek olduğu zamanlarda kral kobralar, kertenkeleler, kuşlar ve kemirgenler gibi küçük omurgalılarla beslenebilir. Metabolizmalarının yavaşlığından dolayı kral kobralar büyük bir yemekten sonra aylarca avlanmadan yaşayabilir.
Savunma
Eğer bir kral kobra firavunfaresi gibi nörotoksine karşı direnç gösterebilen doğal yırtıcılardan biri ile karşılaşırsa genellikle kaçmayı dener.[14] Eğer işe yaramaz ise kaburgalarını
genişletip vücudunun üst kısmını düzleştirerek kendine özgü şeklini
alır ve yüksek perdede tıslama sesi çıkarır, bazen ağzı kapalıyken
saldırma numarası yapar. Bu gayretler genellikle işe yarar, özellikle
kral kobranın diğer avlara oranla çok daha tehlikeli olduğu
anlaşıldığında.
Deri değişimi
Bütün yılanlar gibi kral kobraların da derileri değişir. Deri değişimi
yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere
tekrarlanır. Derinin soyulmaya başlaması için kral kobralar pürüzlü
yüzeylerde sürünerek değişim sürecini hızlandırırlar ayrıca eski
kaşıntılı derini ayrılabilmesi için bol miktarda su içerler. Deri
dökümü yılanın göz çevresini de kapsar bu durumda kral kobralar
yaklaşık on gün yarı kör bir halde bulunur. Bu deri dökümüne rağmen
yılanın pul sayısı ve onların düzeni bütün yaşam boyunca hep aynı kalır.
Zehir
Kral kobra zehirinin büyük bölümü proteinlerden ve polipeptitlerden oluşur. Zehir hayvanın gözlerinin hemen arkasında bulunan tükürük bezlerinde
(diğer zehirli sürüngenlerde de olduğu gibi) oluşturulur. Yılan avını
ısırdığında 8-10 mm olan dişleri ile yaradan içeri zehir enjekte eder.
Kral kobranın zehiri Hint kobrası gibi bazı diğer zehirli yılanlara
göre daha az toksiktir, buna rağmen büyüklüğü sayesinde diğerler
yılanların büyük bölümüne oranla daha fazla zehir enjekte edebilir.[15][16] Bir kral kobranın sebep olduğu ısırık büyük bir asya filini eğer gövdesinden ısırılmış ise üç saat içinde öldürebilir.[17][18]
Kral kobranın zehiri öncelikli olarak nörotoksiktir, böylelikle kurabanın merkezi sinir sistemine saldırır ve çabucak şiddetli bir acıya, bulanık görüş, vertigo, uyku hali ve felce sebep olur.[15] İlerleyen dakikalarda, kardiyovasküler
çöküş meydana gelir ve kurban komaya girer. Sonrasında solunum
yetmezliği ile birlikte ölüm meydana gelir. Özellikle kral kobra
ısırıklarına müdehale edebilebilmesi için yapılmış iki çeşit panzehir vardır. Bunlardan birini Tayland Kızılhaç'ı
bir diğerini Hindistan Merkezi Araştırma Enstitüsü imal eder, ancak her
iki panzehir de düşük sayılarda üretildiği için geniş ölçüde yeterli
değildir.[19]
Korkunç şöhretlerine ve ölümcül ısırıklarına rağmen kral kobralar
çekingen ve kapalı hayvanlardır, insanlarla karşılaşmaktan mümkün
olabildiğince kaçınırlar.[13] Bu tür içinde Naja kaouthia, Russell engereği (Daboia russelii), pama (Bungarus fasciatus)[20] gibi kral kobradan çok daha ölümcül ısırıklara sebep olan yılanlar bulunur.[21]
Myanmar'da kral kobralar sıklıkla kadın yılan oynatıcıları tarfından kullanılır.[13]
Oynatıcılar genellikle içinde yılan zehrinin de bulunduğu mürekkeple üç
piktogramlı dövme yaptırırlar (bu batıl inanca göre dövme oynatıcıyı
yılana karşı korur). Gösterinin sonunda oynatıcı yılanı başının
üstünden öper
Üreme
Kral kobra yaklaşık olarak dört yaşına geldiğinde üremeye başlar.[3] Çiftleşme mevsimi Ocak ayıdır. Erkek kral kobralar, birbirleriyle güreşerek dik bir şekilde durmaya çalışırlar.[16]
Diğerinin başını yerde tutmayı başaran yılan bu törensel savaşın galibi
olur. Bu mücadelenin maksadı çiftleşme ve bölgesel hakların
egemenliğine sahip olmaktır.[16]
Kral kobralar her yıl çiftleşir. Erkek yılan vücudunu dişinin üzerinde
kaydırıp onu cinsel birleşme için ayartır. Dişi yılan spermleri
depolayabilir, bu durumda iki üç sene boyunca yeniden çiftleşmesi
gerekmez.
Yumurtlamadan önce dişi, dalları, dökülmüş yaprakları ve benzer
bitkileri bir araya getirerek yumurtaları için bir yuva inşa eder. Kral
kobra bilindiği kadarıyla yuva yapan tek yılandır.[9][12][15][16]
Sonuçta yuva basit bir küme veya alt bölümünde dişi ve elli yumurtanın
yer aldığı ve üst bölümde yığının yer aldığı ayrıntılı iki sıralı bir
yapıdan oluşabilir.[9]
Dişi kuluçka dönemi boyunca 60, 80 gün kadar yuva üzerinde kalır, erkek
de yavrular ortaya çıkıncaya kadar yuva etrafında kalmaya devam eder.
Yeni doğmuş yavrular 45, 50 cm uzunluğundadır ve siyah, beyaz şeritlere
sahip olur.[9][12]. Yavruların zehirleri erişkin bir kobranınki kadar güçlüdür.[3]